Google, yapay zeka asistanı Gemini’yi kişiselleştirme özelliğiyle kullanıma sunduğunu duyurdu. Ancak bu hamle, “Ne kadar çok veri paylaşırsanız, hizmetler o kadar kişiselleşir” anlayışıyla bir kez daha kullanıcıların aklına şu soruyu getirdi: “Bu veriler nereye gidiyor ve gerçekten güvende mi?”
Gemini artık hayatınızı daha yakından tanıyacak
Gemini 2.0 Flash modeline dayanan yeni özellik, kullanıcıların arama geçmişi, YouTube aktiviteleri ve Google Fotoğraflar’daki verilerini analiz ederek kişiselleştirilmiş yanıtlar sunmayı hedefliyor. Örneğin, “Bu yaz nereye tatile gitmeliyim?” sorusuna cevap verirken, deniz mi yoksa dağ tatillerine mi ilgi duyduğunuzu geçmiş aramalarınızdan çıkarıp önerilerde bulunabilecek. Hatta ileride fotoğraflarınızın EXIF verilerini inceleyerek sıkça gittiğiniz lokasyonları bile hesaba katacak.
Google, bu özelliğin “isteğe bağlı” olduğunu ve kullanıcıların izni olmadan devreye girmeyeceğini vurguluyor. Şirket, “Verileriniz sizin kontrolünüzde. Gemini’nin arama geçmişinize erişimini istediğiniz an kesebilirsiniz” açıklamasını yaparak gizlilik endişelerini hafifletmeye çalışıyor.
Apple’ın ertelenen rüyası, Google’ın fırsatı oldu
Google’ın bu hamlesi, Apple’ın geçen Haziran’da duyurduğu ancak ertelenen “akıllı Siri” güncellemesini hatırlattı. Apple’ın yapay zeka entegrasyonunun 2025’e ertelenmesi, Google’a rakiplerinin boşluğundan yararlanma fırsatı verdi. Ancak iki devin yaklaşımındaki fark dikkat çekici: Apple, verilerin cihaz içinde işlenip “Cloud Compute” adlı şeffaf sunucularda saklanacağını söylerken, Google’ın veri kullanım politikası belirsizliklerini koruyor.
Gizlilik mi, kişiselleştirme mi?
Google Ürün Direktörü Dave Citron, “Kullanıcıların tercihlerini anlamak için verilerden yararlanıyoruz, ancak kaynaklar her yanıtta belirtilecek” dese de, kullanıcıların zihnindeki soru işaretleri devam ediyor: “Verilerimle neler yapılıyor?“, “Bu bilgiler gerçekten sadece bana hizmet etmek için mi kullanılıyor?“
Şirketin YouTube geçmişi ve fotoğraf analizi gibi genişletilmiş veri kullanım planları, kişiselleştirme ile mahremiyet arasındaki dengenin nasıl sağlanacağı konusunu yeniden gündeme getirdi.
Son söz:
Teknoloji devleri, yapay zekayı daha “insancıl” hale getirmek için adımlar atarken, kullanıcıların kişisel verileri üzerindeki kontrolü de giderek kritikleşiyor. Google’ın Gemini’si, Apple’ın önüne geçmiş gibi görünse de, asıl sınav; bu teknolojinin insanlara “daha akıllı” hizmet sunarken, onların mahremiyetini de koruyabileceğini kanıtlamak olacak. Peki siz, kişiselleştirme uğruna veri paylaşmaya ne kadar hazırsınız?