Oyun dünyası sonsuz yeniden yapım ve remaster tartışmalarıyla çalkalanırken, köklü stüdyolardan gelen taze soluklar hepimizi heyecanlandırıyor. Metro serisinin arkasındaki yetenekli ekip 4A Games Ukraine, bağımsızlık vurgusuyla öne çıkan büyük bir dönüşüm yaşadı. Stüdyo, artık Reburn adıyla anılacak ve ilk projesi La Quimera (“Hayal”) ile oyuncuları distopik bir maceraya davet ediyor.
Embracer’den bağımsız bir adım
Amerikalı dev Embracer Group’un son dönemdeki finansal sıkıntıları, satın aldığı stüdyoları da etkilemişti. Ancak 4A Games Ukraine, bu satın alma dalgasının dışında kalmayı başararak özgürlüğünü korudu. Bu kararlı duruş, isim değişikliğiyle taçlandırıldı: Reburn. Stüdyo, bu adımın yalnızca bir logo değişikliği değil, yaratıcı vizyonlarını özgürce sergileyecekleri yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu vurguluyor.
La Quimera: Distopyanın sınırlarında bir yolculuk
Reburn’un ilk eseri La Quimera, Güney Amerika’nın parçalanmış topraklarında geçen karanlık ve sürükleyici bir FPS deneyimi vaat ediyor. Oyuncular, devletçiklerin paralı askerlere bel bağladığı, kaosun hüküm sürdüğü bir dünyada, tehlikeli görevlere sürüklenen bir ajanın rolüne bürünecek. Stüdyonun Metro serisinden aşina olduğumuz derin atmosfer ve gerilim, bu kez egzotik bir coğrafyada hayat bulacak.
Nicolas Winding Refn’den senaryo destekli aksiyon
Oyunun en dikkat çeken detaylarından biri, ünlü yönetmen Nicolas Winding Refn (The Neon Demon, Death Stranding) tarafından kaleme alınan senaryo. Reburn, güçlü hikaye anlatımını bu kez futuristik silahlar, exoskeleton teknolojisi ve 3 kişiye kadar ko-op modu ile harmanlıyor. Tek başına ya da ekip halinde girilebilecek bu yolculukta, her tercihin sonuçları olacak.
Çıkış tarihi belirsiz, ancak izlenimler umut verici
La Quimera şimdiden Steam’de istek listelerine eklenebiliyor. Konsol sürümleriyle ilgili detaylar netleşmese de, stüdyonun “yakında daha fazla haber” vaadi merak uyandırıyor. Metro’nun kasvetli tünellerinden, Güney Amerika’nın vahşi distopyasına uzanan bu yolculuk, FPS severler için yeni bir soluk olabilir.
Eğer siz de derin bir atmosfer, çarpıcı bir hikaye ve dinamik aksiyon arayanlardansanız, Reburn’ün bu “hayal”ine kulak vermenin tam zamanı!