Scarlett Johansson’ın sıra dışı bir uzaylı karakterine hayat verdiği Under the Skin, izleyiciyi İskoçya’nın sisli sokaklarında gizem dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Filmde Johansson’ın canlandırdığı karakter, tek başına dolaşan erkekleri hipnotize eden ve onları ölümcül bir sona sürükleyen bir avcı. Ancak bu, sıradan bir bilimkurgu hikayesi değil. Minimalist anlatımı, tüyleri ürperten atmosferi ve Mica Levi’nin rahatsız edici derecede etkileyici müzikleriyle Under the Skin, sinema severlere adeta bir rüya ile kabus arasında gezinen bir deneyim yaşatıyor.
Johansson’ın kariyerinde bir dönüm noktası
Scarlett Johansson, bu rolde alışıldık “aksiyon kahramanı” kimliğinden sıyrılarak izleyiciyi şaşırtıyor. Sessiz bakışları, minimal hareketleri ve soğuk ama bir o kadar kırılgan duruşuyla, kelimelere ihtiyaç duymadan derin bir duygusal katman sunuyor. Eleştirmenler, Johansson’ın bu performansını “büyüleyici” ve “unutulmaz” olarak nitelendirirken, filmin diyalogsuz sahnelerde bile yarattığı gerilimi övgüyle karşılıyor.
Eleştirmenler bayıldı, ancak izleyici ikiye böldü
Under the Skin, 2014’te vizyona girdiğinde sinema dünyasında fırtınalar estirdi. Rotten Tomatoes’ta eleştirmenlerden %83 gibi yüksek bir puan alırken, Allociné’de 4/5, Beyazperde’de 2/5 ve Sinemalar.com da 4,4/10‘a ulaştı. Ne var ki, gişede aynı başarıyı yakalayamadı. İzleyici puanları (Rotten Tomatoes’ta %55, Allociné’de 2,7/5, Beyazperde’de 2/5 ve Sinemalar.com da 4,4/10) filmin deneysel yapısının herkesi memnun etmediğini gösterdi. 13 milyon dolarlık bütçesine karşın dünya çapında sadece 7 milyon dolar hasılat elde etmesi, ticari anlamda hayal kırıklığı yarattı.
Yönetmenlerin kalbini fetheden bir kült film
Ancak Under the Skin, zaman içinde bir kült film statüsüne kavuştu. Özellikle Jordan Peele (Get Out, Us) gibi isimler, filmin kendilerine ilham verdiğini açıkça dile getirdi. Peele, “Bu film, benim için bir referans noktası. Görsel estetiği ve atmosferiyle zihnimde yer edindi” sözleriyle hayranlığını ifade etti.
Neden hâlâ izlenmeli?
Ticari başarısızlığına rağmen, Under the Skin çağdaş sinemanın en özgün eserlerinden biri olarak anılıyor. Scarlett Johansson’ın kariyerindeki en cesur performanslardan biri olan bu film, insanlığa ve yalnızlığa dair sorgulamalarla izleyiciyi baş başa bırakıyor. Eğer siz de farklı bir sinema deneyimi arıyorsanız, bu gizemli dünyaya adım atmaya hazır olun. Çünkü Under the Skin, keşfedenlerin zihninden kolay kolay çıkmayacak türden bir yapım…